Mevsimsel Gribe Dikkat Edin!

12 Kasım Dünya Zatürre Günü nedeniyle bir açıklama yapan Memorial Diyarbakır Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Doç Dr. Güngör Ateş mevsimsel gribi önemsemeyen veya bilinçsiz bir şekilde geçsin diye ilaç alınması durumunda tanıda geç kalınabileceğini dile getirdi.

Mevsimsel Gribe Dikkat Edin!

Mevsimsel gribin önemsenmemesi gibi durumlarında hayatı tehdit eden durumlarla karşı karşıya kalınabileceğini belirten Ateş, mevsimsel gribin önemsenmesi gerektiğini ve bilinçsizce ilaç kullanımı yapılarak geçmesini beklememek gerektiğini söyledi. 
Uzun süren griplerin zutürreye dönüşebildiğini belirten Doç. Dr. Güngör Ateş, doktora gitmek için geç kalınmaması gerektiğini söyleyerek zatürre hakkında bilgiler verdi. 
Bazı bakteri, mantar ve virüslerin akciğer dokusu iltihabına sebep olarak zatürrenin ortaya çıkmasına neden olduğunu söyleyen Ateş, “Dünyada ve Türkiye’de en çok rastlanan pnömoniler, pnömokok denen bakterilere bağlı gelişir. Sonbahar ve kış aylarında ise grip virüsüne bağlı olarak veya gribe eklenen bakterilerle ağır zatürre tabloları ortaya çıkabilmektedir. Zatürreye neden olan etkenler farklılık gösterebilir. Örneğin kortizona benzer vücut direncini düşüren ilaçları kullananlarda, organ nakli yapılmış kişilerde, kanser ve AIDS hastalarında bağışıklık sistemi ileri derecede baskılanmış olduğu için zatürreye yol açan mikroplar, normal insanlardakinden farklıdır. Bu hasta gruplarında zatürrenin sebebi, normal insanlarda hastalık yapmayan çeşitli bakteri, virüs ve mantarlar dahi olabilir” dedi.


Doktor Muayenesi Önemli,

 Akciğerden gelen seslerin hastalığın en önemli belirtisi olarak kabul edildiğini söyleyen Ateş, zatürrenin teşhis edilebilmesi için hastanın şikayetlerinin yanı sıra doktorun muayenesinin mutlaka olması gerekiği söyledi. 
Düşmeyen ateşe dikkat etmek gerektiğini söyleyen Ateş,  “Akciğerden gelen tipik sesler hastalığın en önemli belirtisidir. Bunun yanı sıra akciğer grafisi ve vücutta enfeksiyon varlığını gösteren kan tetkikleri de kesin tanının konulmasında etkilidir. Bazı durumlarda ise balgam ve idrar tetkiki, tomografi, bronkoskopi denilen hava yollarının kamerayla görüntülenmesi yöntemleri de hastaya uygulanabilir. Gelişen birçok tedavi yöntemine, yoğun bakım imkanlarının olumlu şekilde artmasına, hastalıklara göre geliştirilen antibiyotiklere ve diğer ilaçlara rağmen pnömoni hala yaşamı tehdit eden önemli bir halk sorunudur” diye konuştu.


Zatürre olan hastaların bir bölümünün ayakta tedavi edilebileceğini dile getiren Doç Dr. Güngör Ateş, şunları söyledi;
“Uygun antibiyotikler ile 48-72 saat içerisinde genel durumu düzelen, şikâyetleri gerileyen ve ateşi düşen hastalar tedavilerine güvenle devam edebilirler. Ancak ilk 72 saatte antibiyotiklerle ateşi düşmeyen, genel durumunda bir düzelme sağlanamayan hastaların gecikmeden yeniden doktora başvurması gerekir ve takip edilmesi gerekebilir. Genellikle küçük çocuklar ve yaşlıların, evde bakım ve tedavisi yapılamayan hastaların, kalp hastalığı, kanser, böbrek yetmezliği, diyabet, KOAH, astım hastalıkları olan kişilerin hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekebilmektedir. Zatürre tedavisinde 5-7 günlük antibiyotik tedavisi genellikle yeterlidir. Bu nedenle haftalarca süren antibiyotiklerin bilinçsizce kullanılmasından kaçınılmalıdır.”

 


Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Benzin ve Motorine Zam
Benzin ve Motorine Zam
Şarkıcı Orhan Ölmez Bıçaklandı
Şarkıcı Orhan Ölmez Bıçaklandı