CHP İçindeki Tartışmalar: Sezgin Tanrıkulu'nun TSK Eleştirileri ve Disiplin Süreci

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) hakkındaki açıklamaları nedeniyle CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hakkında başlattığı soruşturma, CHP içinde de tartışmalara neden oldu. Tanrıkulu'nun TSK'ya yönelik eleştirileri, parti içinde farklı görüşleri beraberinde getirirken, CHP Sözcüsü Faik Öztrak'ın "kabul edilemez" bulduğu ve "Bu konu parti yetkili organlarında görüşülecektir" şeklindeki açıklamaları, disiplin süreci veya uyarı gibi olası yaptırımların gündeme gelmesine sebep oldu.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak'ın "kabul edilemez" bulduğu ve "Bu konu parti yetkili organlarında görüşülecektir" sözleri nedeniyle parti içinde Sezgin Tanrıkulu hakkında disiplin süreci başlatılıp başlatılmayacağı merak ediliyor. Merkez Yönetim Kurulu'ndan (MYK) henüz bir karar çıkmamış olsa da, Tanrıkulu'nun Parti Meclisi (PM) üyesi olması nedeniyle disiplin süreci veya uyarı kararı alınması, 24 Eylül'de toplanacak olan Parti Meclisi gündemine taşınabilir.

CHP kulislerinde, seçim sonrasında parti içinde "değişim" tartışmalarının yaşandığı PM'deki parçalı yapının, Tanrıkulu hakkında disipline sevk kararının çıkmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekiliyor. Parti içindeki bazı yetkililere göre, Tanrıkulu'nun TSK'ya yönelik eleştirileri, parti politikalarıyla bağdaşmayan bir dil kullanmasından kaynaklanıyor ve tüm TSK'nın bu eleştirilere maruz kalmasının kabul edilemez olduğu düşünülüyor.

Ancak, bu tutumun arkasında, siyasi konjonktürde yükselen milliyetçilik ve iktidar bloğunun bu eleştirileri parti aleyhine kullanacağı endişesinin de etkili olduğu ifade ediliyor. Bazı MYK üyeleri, CHP'nin politik hattının güncellenerek daha ılımlı bir Kemalist çizgiye oturtulacağını, Atatürk vurgusunun ve milli değerlerin daha görünür hale geleceğini belirtiyorlar. Ancak parti, Sivas'ın doğusundaki seçmenleri de kaybetmemek adına dengeyi koruyacak.

Muhalif kesimler ise Tanrıkulu'nun değişime destek verdiği için parti yönetimi tarafından hedef alındığını savunuyorlar. Sonuç olarak, disiplin süreci veya uyarı gibi en hafif cezaların uygulanabileceği veya tartışmanın soğumaya bırakılarak gündemden düşürülebileceği parti içi görüşler arasında yer alıyor. Bu konu, 24 Eylül'de toplanacak olan Parti Meclisi'nde netlik kazanacak gibi görünüyor.