TSD Başkanı Mevlüt ER İle Röportaj

Şahin Kaplan

Şahin Kaplan



17 Eylül 2015, 21:00

Öncelikle  Mevlüt ER i tanıyabilir miyiz, Mevlüt ER kimdir ?

Sizlere herşeyden evvel bizlere atfettiğiniz değer için şükranlarımı sunmak istiyorum. Mevlüt ER; 1985 yılında Afyonkarahisar Bolvadin'de doğdu.İlköğretim ve liseyi memleketimde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliğini kazandım. İşte tüm temeller üniversite yaşamımla başladı. Hem öğrenim ile devam ederken, hem de sosyal ve siyasal meseleler ile ilgilenmekte iken  Kadıköy Türk Ocağı'nda Gençlik Kolları Başkanlığı'nı alarak çeşitli konferanslar düzenledim. Okul bitmeden memuriyete başladım. Marmara Üniversitesi Şiir Kulübü'nün kuruculuğunu yaptım ve toplumsal meseleler ile ilgili Mehmet Akif Ersoy'dan Köse İmam, Dirvas, Ömer ile Kocakarı başta olmak üzere şiir dinletileri düzenledim. Okul bitince öğretmenlik tayinim Şırnak'a çıktı.Orada çok farklı bir kültür ile tanıştık. Önyargılarımızı kırmamız gerektiğini birinci elden anlamış olduk. İstanbul'a tekrar döndüğümde bu defa mevcut altyapımızı daha da geliştirmek adına toplumsal sorunları araştırmak ve çözüm önerileri sunabilmek amacıyla ekibimiz ile birlikte Toplum Sorumluları Derneği'ni kurduk. Kurucu başkanı olarak Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçildim halen aynı görevi ifa etmekteyim.

  • Okuyucularımıza Toplum Sorumluları Derneği'nin kuruluş hikayesini anlatır mısınız hangi  amaçla kurulu derneğiniz?

Tabi aslında az önce de ifade ettiğim gibi Toplum Sorumluları Derneği mevcut ya da muhtemel toplumsal sorunları araştırmak, çözüm önerileri sunmak, ihtiyaç sahiplerine ve eğitim hizmetlerine yardımlar sağlamak amacıyla kuruldu. Buna istinaden biz kuruluşumuzdan bugüne toplumsal içerikli bir konuyu ele alarak ayda bir olmak üzere Yönetim ve Denetim kurulumuzla toplantılar yapmaktayız. Aynı şekilde bu iştişarelerimizde misafir konuklarımızda olabilmekte. Bunun yanında tanıtım ve işbirliği amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları, kamu ve kurum temsilcileri başta olmak üzere ziyaretler yapmaktayız. Bize göre sorunları icat eden o toplumda yasayanlardır; buna mukabil sorunu çözecek olanlar yine aynı toplum kesimidir diyerek yola çıktık. Dolayısı ile bir yerden başladık ve toprağa o küçük tohumu ektik. Geçen sürede görmekteyim ki bu fidan her geçen gün büyümektedir.

  • Derneğinizin çalışma alanlarından  bahseder misiniz ?

Derneğimiz toplumsal meselelerle ilgili, insan sorunları, hak ve ihlalleri ile ilgili her konuda kendini sorumlu sayar ve çalışma alanı olarak görür. Mesela aile, beşeri münasebetler, uyuşturucu bağımlılığı, saygı kültürü  ve birlikte yaşama bilinci başlıca çalışma alanlarımızdır.Bunlardan bir kaçını çalıştık. Bir kısmı üzerinde hala duruyoruz. Tezlerimizi akademisyen, öğrenci ve kurullarımızla istişare ederek nihai bir sonuca ulaşmaya gayret gösteriyoruz.

  • Derneğiniz içi mutlaka daha da büyük hayalleriniz vardır bir kaçını öğrenebilir miyiz?

Evet hayaller olmadan büyük adımlara yürünemez. Bir işi gerçekleştirmeden onu düşünmek lazım.Sonucunu, basamaklarını görmek lazım. İnsanın ufku derler ya, işte bu ufuk olmazsa olmaz.Tabi hayalperestte olunmamalı. Gerçekçi çizgilerde barındırmalısınız. Bizim kısa ve uzun vadeli hedeflerimiz muhakkak ki var. Şuan yapımızı tam anlamıyla kurumsal bir zemine oturtmaya önem gösteriyoruz. Sonrasında ise her bakımdan hakikaten samimi ve bilimsel ölçütler kullanarak ülkemizin sorunlarını en aza indirebilmek ve memleketimizin gelişmesinde pay sahibi olmak istiyoruz.

  • Suya sabuna dokunmadan gününü gün etmek varken neden milletvekili adayı oldunuz?

İşte bakın tüm mesele buraya dayanmakta. Aslında hareketlerimizin temelinde bu soruya cevap var. Çünkü gerek Şiir Kulübü gerekse Derneğimizin kuruluş ve işleyişi hep bir sorumlu olma, mükellefiyet duygusunun sonucudur. Bir konuda, olguda sorumluluk hissiyle hareket edilmesi oradaki itinayı üst düzeye çıkarır. Dediğiniz gibi suya sabuna dokunmadan gününü gün etmek varken, kulüptü dernekti bu işlerle uğraşmak neden; işte hepsi memleketimize nasıl bir katkı sağlarız düşüncesinin varlığındandır. Milletvekili adaylığı için bu kararı almış olmam gerekirse biz ülke yönetmeye hazırız demektir. Genç hareketin bu sorumluluğun üstesinden geleceğinin bir beyanıdır. 15 yasında Çanakkale'de Atalarımız cephede şehadeti tattı. Bizim bugün ülke yönetiminde yer almaktan asla korkmayacağımızın bir iradesidir.İstedik ki hakikaten milletin vekili olalım.Sorunları dinleyelim ve çözme iradesinde birinci elden bu görevin takipçisi olalım.Ayrıca benim düşünceme göre halktan kopuk bir siyaset anlayışı olamaz ve bu başarı da getirmez.

  • Türkiye’nin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turkiye'miz İstiklal marşımızda belirtildiği gibi; Kim bu cennet vatan uğruna olmaz ki feda, mısralarındaki kadar değerli bir ülke. Türkiye'miz kuruluşunun ilk yıllarında büyük atılımlar gerçekleştirmiş.Sonraki dönemlerde bunalım üstüne bunalım yaşamış. Demokrat Parti ile bir istikrar döneminden sonra darbe ile karsılaşmış. Yine Özal döneminde bir sıçrama yapmış akabinde yeniden koalisyonlara dönmüş. 2002 sonrasına bakıldığında Adalet ve Kalkınma Partisi ile üç donem tek başına bir hükümet sürekliliği görüyoruz.Burada Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın müthiş bir çabası ve mücadelesi söz konusu.Bu bir çok alanda hızlı bir gelişmeyi de beraberinde getirmiş. Ancak anayasa ve seçim sistemlerinin güncellenmesi lazım. Türkiye'mizi koalisyonlar 2023 hedeflerine taşımakta zorlanacaktır. Mevcut durum 2002 yılı öncesine oranla gayet iyi, yalnız 1 Kasım seçimleri sonrasında istikrar yakalanmaz ise bu bizler için iç açıcı görünmüyor. Başkanlık sistemi bir duraksama olmadığı için, süreklilik sağladığından ve verilen yetkinin görülmesi açısından fevkalade önem taşımaktadır.

  • Mevlüt ER çevresi genelinde sevilen bir isim. Aday Adaylığınızla birlikte. Belli kesimde bir rahatsızlık oldu mu? Kamuoyunun size olan ilgisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şahsıma gösterilen ilgiden dolayı son derece memnunum.Tabi aslında önem arz eden bu ilginin karşılığını inşallah verebiliyor ve bu iltifatlara layık çalışma ve girişimlerde bulunabiliyor olmaktır. Şu var ki dostunuz olduğu kadar düşmanlarınız da olacak.Hani Aşık Veysel'in bir sözü var ya "Adam olmayana düşman bile olmam" diye o zaman hamd olsun ki bizi sevmeyenlerde var. Bizi tanıyanlar şunu takdir ederler ki bugüne kadar zalime meyletmedik.Ne zulmettik ne de zulme rıza gösterdik. Zalime karşı sert, mazluma karşı şefkat nazarıyla bakmaya çalıştık.Tarih nazarından bakıldığında ecdat hangi yoldan gitmişse bize izini takip etmek düşer ve zafer Peygamber Efendimizin yolunda yürümektir.Bu sebeple gelecek adına hep hayırlar temenni ettim. Bizi yoktan var eden Allah'a Hakkıyla da tevekkül edip teslim oldum.

  • Okuyucularımız adına size çok teşekkür ederiz bizlere son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Sizler çok önemli bir görevi yapıyorsunuz. Haber, günümüzde sunulma üslubuyla büyük değer taşımakta. Bugün meydanın rolü ve sorumluluğu geçmiş dönemlere nisbetle çok daha fazla. Bu vesileyle yaptığınız haberlerde memleketimizin menfaatlerini gözettiğiniz için ve bizlere gösterdiğiniz alaka için tekrar teşekkürlerimi ifade ediyor, çalışmalarınızda başarılar, sağlık ve esenlikler diliyorum.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.